Mersin'de Gece: Akdeniz'in Koynunda Bir Başka Alem

 Mersin'de akşam olur da neler olmaz neler! Güneş, Toroslar'ın ardına çekilirken gökyüzü önce turuncuya, sonra kıpkırmızıya boyanır. İşte tam o anda, şehir yavaştan uyanmaya başlar. Gündüzün o koşturmacası, sıcağı, telaşı biter; yerini serin bir akşam meltemine ve bambaşka bir telaşa bırakır. Mersin'in geceleri, insanı içine alan, sarmalayan, kaybolduğunuzu hissettiren bir büyüye sahiptir.

Işıklar Şehri Süslerken

Akşamın ilk saatlerinde Merkez'in caddeleri ışıklarla donanır. Dükkanların vitrinleri, kafelerin renkli lambaları, sokak lambalarının turuncu ışığı... Hepsi birbirine karışır, şehri bir masal diyarına çevirir. İşte bu saatlerde, hiçbir yere yetişme telaşınız olmasın. Sadece yürüyün, etrafı izleyin, şehrin nabzını hissedin.

Adana yolu üzerindeki kafelerde kahkahalar yükselmeye başlar. Arkadaş grupları iş çıkışı toplanmış, günün yorgunluğunu atmaya çalışır. Çay bardakları tıngırdar, nargileler tüttürülür, tavla zarları atılır. O kadar samimi bir ortamdır ki, yan masadakiyle bir anda muhabbete başlayabilirsiniz. Çünkü Mersin'de herkes birbirine yakındır, yabancılık çekmezsiniz.

Deniz Kenarında Bir Akşam Yemeği

Sahil şeridindeki restoranlar, akşam saatlerinde dolup taşar. Masalar denize sıralanmış, her biri ayrı bir manzaraya sahiptir. Garsonlar koşturur durur, mutfaktan gelen yemek kokuları iştah kabartır.

Bir masaya kurulun, siparişinizi verin. Önce mezeler gelir; fava, haydari, atom, acılı ezme, karides güveç... Her biri ayrı lezzet şöleni. Ardından balık; levrek, çipura, barbun, mezgit... Izgaradan gelen o mis koku, iştahınızı daha da kabartır. Yanında bir kadeh rakı veya buz gibi bir beyaz şarap... Deniz kenarında, hafif bir meltem eşliğinde yemek yemenin keyfini hiçbir şey veremez.

Marina'da ise durum daha da şık. Lüks teknelerin arasında, gösterişli restoranlarda yemek yemek, kendinizi ayrıcalıklı hissettirir. Fiyatlar biraz daha yüksektir belki ama manzarası, ortamı, servisi... Hepsi ayrı bir değer. Özel bir akşam geçirmek isterseniz, burası tam size göre.

Tarihin İçinde Bir Gece Yürüyüşü

Tarsus'a doğru yol alın. Akşam saatlerinde bu kadim kent bambaşka bir güzelliğe bürünür. Tarihi taş evler, loş ışıklarla aydınlanır, sokaklar gizemli bir havaya bürünür. Kleopatra Kapısı'nın önünde durup, binlerce yıl önce bu kapıdan kimlerin geçtiğini düşünün. Kleopatra mı geçti? Sezar mı? St. Paul mü? Tarih fısıldar kulağınıza.

Tarihi Tarsus Evleri'nin arasında kaybolun. Restore edilmiş bu evlerin avlularında kurulan kafelerde oturup, bir çay yudumlayın. Taş duvarlar, ahşap pencereler, avludaki ağaçlar... Her şey o kadar otantik ki, zamanda yolculuk yapmış gibi hissedersiniz.

Sokak Lezzetlerinin Peşinde

Mersin'de gece yarısı sokakların mis gibi kokmasının bir sebebi var: Tantuni! Saat gece 2 de olsa, 3 de olsa, mutlaka açık bir tantuni tezgahı bulursunuz. Sacın üzerinde kızarır et, incecik doğranır, lavaşın arasına konur. Üzerine sumak, soğan, maydanoz, domates... Bir yandan ustaların hünerli ellerini izler, bir yandan sıranızı beklersiniz.

Sıra size geldiğinde, sıcacık tantuniyi alır, bir lokma alırsınız. O lezzet, ağzınızda dağılır gider. Yanında ayranla taçlandırırsınız bu ziyafeti. İnanın, dünyanın en lüks restoranında yediğiniz yemeklerden daha lezzetlidir bu sokak lezzeti.

Cezeryeciler de gecenin ilerleyen saatlerinde doludur. Havuçtan yapılan bu eşsiz tatlı, üzerine serpilen hindistan ceviziyle ayrı bir güzeldir. İçindeki ceviz, her ısırıkta ayrı bir lezzet patlaması yaşatır. Birkaç paket alın, hem gece atıştırın hem de sabah kahvaltıda yiyin.

Kerebiç ise kış gecelerinin vazgeçilmezidir. Sütle birlikte içilen bu tatlı, içinizi ısıtır, ruhunuzu okşar. Özellikle soğuk bir kış gecesinde, bir kerebiç ve sıcak süt... Daha ne istenir ki?

Müziğin Ritmiyle Dans

Mersin'de canlı müzik sevenler için sayısız mekan var. Pozcu'daki barlar sokağı, gece saatlerinde dolup taşar. Her mekanda ayrı bir grup çalar, her kapıdan ayrı bir müzik yükselir. Caz, rock, pop, Türk sanat müziği, halk müziği... Ne ararsanız var.

Bir mekana girip, sahneyi izlemeye başlayın. Grup sevdiğiniz bir şarkıyı çalınca, dayanamayıp siz de eşlik edersiniz. Bir anda kendinizi kalabalığın arasında, şarkı söylerken, dans ederken bulursunuz. İşte o an, Mersin'in sizi içine aldığını, sizinle bütünleştiğini hissedersiniz.

Çıkışta, sokağa vurursunuz kendinizi. Havada hala müziğin ritmi vardır, ayaklarınız hafifçe tempo tutar. Bir sonraki mekanın yolunu tutarsınız belki de, gecenin bitmesini istemezsiniz.

Sahilde Bir Çay Molası

Gecenin bir yarısı, yorulduğunuzda, sahil kenarındaki çay bahçelerinden birine oturun. Deniz meltemi yüzünüze vurur, hafif bir serinlik hissedersiniz. Çayınızı söyleyin, demli olsun, bardağın kenarından süzülsün.

Arkadaşlarınızla sohbet edin, gülün, eğlenin. Bazen hiç konuşmadan, sadece denizi izleyin. Dalgaların sesi, martıların uzaktan gelen çığlıkları, bir balıkçı teknesinin motor sesi... Tüm bunlar, gecenin fon müziğidir.

Böyle bir anda, zaman durur. Saatlerce oturabilirsiniz, hiç sıkılmadan, hiç yorulmadan. İşte Mersin'in büyüsü budur; size anı yaşatır, anda kalmanızı sağlar.

Festivallerle Coşan Geceler

Yaz aylarında Mersin, festivallerle coşar. Uluslararası Mersin Müzik Festivali'nde, dünyaca ünlü sanatçılar sahne alır. Açık hava konserlerinde, yıldızların altında müziğin büyüsüne kapılırsınız. Binlerce kişiyle birlikte aynı şarkıyı söylemek, aynı coşkuyu paylaşmak... Tarifsiz bir duygu.

Silifke'deki Uluslararası Müzik ve Folklor Festivali ise apayrı bir renkliliğe sahiptir. Farklı ülkelerden gelen halk dansları toplulukları, rengarenk kostümleriyle gösteriler sunar. Festival boyunca Silifke'nin sokakları adeta şenlik alanına döner. Yöresel kıyafetler, halk oyunları, müzikler... Tüm bunlar, size kültürler arası bir yolculuk yaşatır.

Gece Yürüyüşlerinin Ayrı Bir Keyfi

Mersin'de gece yürüyüşü yapmak ayrı bir zevktir. Sahil boyunca uzanan yürüyüş yolunda, saatlerce yürüyebilirsiniz. Denizden gelen serin rüzgar yüzünüze vurur, dalgalar ayaklarınızın dibinde kıvrılır.

Yürürken karşınıza çıkan sokak müzisyenleri, gitar çalıp şarkı söyler. Bazen durup onları dinler, bazen de onlara eşlik edersiniz. İşte o an, Mersin'in ne kadar canlı, ne kadar samimi, ne kadar sıcak bir şehir olduğunu bir kez daha anlarsınız.

Bazen de hiçbir şey düşünmeden, sadece yürürsünüz. Ayaklarınız sizi götürür, gözleriniz etrafı izler, kulağınız şehrin seslerini duyar. İşte o an, özgürlüğün tam kalbinde olduğunuzu hissedersiniz.

Geceyi Yaşarken Unutmamanız Gerekenler

Her şehirde olduğu gibi Mersin'de de gece hayatında dikkatli olmakta fayda var. Kalabalık ve bilindik mekanları tercih etmek, tenha sokaklardan uzak durmak önemlidir. Değerli eşyalarınızı göz önünde bırakmamak, yanınızda çok nakit taşımamak da alabileceğiniz basit önlemler arasında.

Ama merak etmeyin, Mersinliler sıcakkanlı ve yardımseverdir. Yolunuzu kaybetseniz, bir sorun yaşasanız, mutlaka yardım edecek birilerini bulursunuz. Bir Mersinli'ye "abi nerede bu tantuni" diye sorun, sadece tarif etmekle kalmaz, belki de sizi götürür oraya kadar.

Ne Giymeli, Ne Yemeli, Ne Almalı

Mersin'de yaz akşamları sıcak geçer. Hafif, pamuklu, rahat giysiler tercih edin. Keten pantolonlar, renkli tişörtler, rahat sandaletler işinizi görecektir. Kış aylarında ise Akdeniz iklimi ılıman olsa da, gece serinleyebileceğini unutmayın; yanınıza bir hırka almanızda fayda var.

Ne yemeli? Kesinlikle tantuni! Mersin'e gelip de tantuni yemeden dönmek olmaz. Ayrıca, cezerye ve kerebiç de tatlı krizleriniz için birebir. Sahil şeridindeki balıkçılarda taze balık yemeyi de unutmayın. Bir de tabii ki, sabah kahvaltısında otlu peynir yemeden dönmeyin.

Ne almalı? Baharat çarşısında kaybolabilir, yöresel otlu peynirlerden satın alabilirsiniz. Zeytinyağı, badem şekeri, cezerye, kerebiç, el dokuması kilimler, bakır işlemeler... Bunlar Mersin'den dönerken sevdiklerinize götürebileceğiniz en güzel hediyelikler.

Bir Mersin Gecesi Rotası

Akşamüstü Tarsus'ta başlayın geceye. Tarihi sokaklarda kaybolun, Kleopatra Kapısı'nı ziyaret edin, gün batımını izleyin. Ardından Tarsus Şelalesi kenarında bir balık restoranında yemek yiyin.

Gece yarısına doğru Mersin Merkez'e geçin. Pozcu'daki canlı müzik mekanlarından birinde eğlenin, sevdiğiniz şarkılara eşlik edin, dans edin. Çıkışta bir tantuni molası verin, midye atıştırın.

Ardından sahil kenarında bir çay bahçesine oturun. Deniz meltemi eşliğinde çay için, arkadaşlarınızla sohbet edin, yıldızları izleyin. Geceyi bu huzurla noktalayın.

Ve Son

Mersin, güneş battıktan sonra bambaşka bir yüz gösterir. Tarihi mekanların gizemi, deniz kenarının huzuru, canlı müziğin coşkusu, sokak lezzetlerinin baş döndürücü kokusu ve çay bahçelerinde içilen çayın muhabbeti... Tüm bunlar, Mersin gecelerini unutulmaz kılan unsurlardır.

Bir akşamınızı bu şehirde geçirin. Yürüyün, için, eğlenin, yiyin, için, sohbet edin. Anlatacak o kadar çok hikayeniz olacak ki... Mersin, size gecesiyle de gündüzüyle de kendini sevdirecek, içinize işleyecek. Ve bir gün, siz de bir Mersinli gibi, bu şehrin gecelerini özleyeceksiniz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mersin Gece Hayatı: Akdeniz'in İncisinde Kaybolan Geceler

Mersin Gece Hayatı: Akdeniz'in Sıcaklığını Gecelerinde Hissedin